İYİ Parti Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin, Meclis Genel Kurulu’nda “Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” üzerine partisi adına söz aldı. Çirkin, askeri hekimlikten dış politikaya, mülkiyet hakkından terörle mücadele süreçlerine kadar ezber bozan açıklamalara imza attı.
“Dünyada Askerî Hekimliği Olmayan Güçlü Bir Ordu Yoktur; GATA Neden Hâlâ Kapalı?”
Kanun teklifindeki diş hekimlerine yönelik düzenlemeleri ve uzman erbaşların kamuda istihdamına %10 kontenjan ayrılmasını olumlu bulduklarını belirten Çirkin, askerî sağlık sisteminin çökertilmesini şu sözlerle eleştirdi: “Askerî hekimliğin kalbi olan GATA’nın hâlâ açılmamış olmasını kınıyoruz. Gönül ister ki buraya gelen kanun tekliflerinde GATA’nın da açılması adına tedbirler alınsın. Dünyada hiçbir güçlü ordu yoktur ki askerî hekimliği olmasın.”
“FETÖ ile Mücadele Hukuksuz Yapılırsa Örgüte Alan Açılır”
Teklifin 7’nci maddesinin FETÖ kadrolarıyla mücadele amacıyla getirildiğini ancak mahkeme kararlarını fiilen yok sayan hukuksuz unsurlar barındırdığını ifade eden Çirkin, şu uyarıyı yaptı:
“Bu madde FETÖ ile mücadeleyi güçlendirmez; tam tersine sulandırabilir. Cumhuriyet tarihinin gördüğü en namussuz, en alçak örgüt olan FETÖ’nün yeniden uluslararası alanda mağduriyet propagandası yapabileceği hiçbir zemini hukuksuzlukla oluşturmamalıyız.”
“Vatandaşın Malına ‘Kamulaştırdım’ Diyerek Çökemezsiniz”
Teklifin 8’inci maddesinde yer alan kamulaştırmasız el atmaya yönelik düzenlemeyi mülkiyet hakkı ve Anayasa bağlamında eleştiren Çirkin, “50-60 yıl önce vatandaşın arazisine askerî tesis yapılmış olabilir. Bugün çıkıp ‘Biz burayı kamulaştırılmış sayıyoruz, parasını da dönemin eski rayici üzerinden ödüyoruz’ diyemezsiniz. Bu vicdani değildir, AYM’den döner. Devlet vatandaşla helalleşmelidir” dedi.
“Suriye’deki Rejim Değişikliği Türkiye’ye Ne Kazandırdı? PKK Bakanlık Seviyesine Geldi”
Suriye’de 61 yıllık Esad rejiminin devrilmesinin ardından oluşan yeni tabloyu milli güvenlik penceresinden sorgulayan Hatay Milletvekili, korkunç bir iddiayı meclis kürsüsüne taşıdı:
“Suriye’de yönetim değişti. Şimdi sormak lazım: Türkiye bu değişimden kâr mı etti, zarar mı? Geçmişte Türkiye’nin baskısıyla Öcalan’ı sınır dışı eden bir Suriye vardı. Bugün ise Türkiye’de kırmızı bültenle aranan bazı PKK mensuplarının Suriye yönetiminde İçişleri, Dışişleri ve Savunma Bakanlığı düzeyinde görevlendirildiğini görüyoruz. PKK artık Suriye’de fiilî bir yönetim alanına sahiptir, stratejik bölgeleri kontrol edip vali atamaktadır. Bu mu lehimize olan tablo?”
“Afrin Gümrük Kapısı’nın Kapatılması Hatay’a Büyük Darbe Vurdu”
Suriye’deki yeni yönetimin Türkiye’ye danışmadan Afrin’deki Zeytindalı (Kızılelma) Gümrük Kapısı’nı kapatmasının Hatay ekonomisini baltaladığını belirten Çirkin, “Depremden büyük yara alan Hatay, günde 250 aracın giriş çıkış yaptığı bir gelir kapısını daha kaybetmiş, tek sınır kapısına mahkûm edilmiştir” diyerek hükümetin dış politikasını eleştirdi.
“2013 Çözüm Süreci Acı Bir Tecrübeydi; Hendeklerde 800 İnsanımızı Kaybettik”
Kamuoyunda yürütülen yeni süreç tartışmalarına değinen ve terör örgütünün Anayasa’yı değiştirme ve toprak talebi gibi net siyasi hedefleri olduğunu hatırlatan İYİ Partili Çirkin, geçmişi hatırlattı: “Bugün sanki 41 yıldır kimse bu meseleye cesaret edememiş gibi bir hava oluşturuluyor. 1991’de DEP’liler Meclis’e sokuldu, Özal döneminde Kürtçe müzik ve yayın yasakları kaldırıldı ama terör bitmedi. 2013 Çözüm Süreci’nde mektuplar okundu, halaylar çekildi; sonuç ne oldu? Terör örgütü devlete pusu kurdu, hendek kalkışmasında 800 insanımızı kaybettik.”
“Kürt Vatandaşlarımız Kardeşimizdir, İYİ Parti Kan İçici veya Irkçı Değildir”
Konuşmasının sonunda etnik siyaset yapmadıklarını ve toplumsal birliğin kırmızı çizgileri olduğunu vurgulayan Adnan Şefik Çirkin, tarihi bir manifesto ile konuşmasını tamamladı:
“Bizim Kürt’e, Kürtçeye, Kürt kimliğine karşı hiçbir ön yargımız yoktur. Kürt vatandaşlarımız bizim kardeşimizdir, amcamızdır, eniştemizdir. İYİ Parti terörden beslenmez, kan içici veya ırkçı değildir. Ancak Taşnak ve Hınçak örgütlerinin geçmişte izlediği yöntemlerin aynısını bugün PKK uygulamaktadır. Cumhuriyet’i ve Lozan’ı suçlayan, özerklik isteyen, ‘Güneydoğu’da valinin ne işi var’ diyen zihniyete geçit vermeyiz. Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu’nun çağrısıyla meydanları dolduran vatandaşlarımızın kaygılarına ve Türk bayraklı iradesine kulak verilmelidir.”















Leave a Reply