ÇALIŞKAN: İŞ İNSANLARI KDV ÖDEMELERİNİ ZAMANINDA ALMALI

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, iş dünyasının yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekerek devletin teşvik ve destek açıklamalarından önce işletmelerin devletten olan alacaklarının zamanında ödenmesi gerektiğini söyledi.

Çalışkan, özellikle KDV ödemelerindeki gecikmelerin işletmeler açısından ciddi bir yük oluşturduğunu belirtti. Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, yaptığı değerlendirmede hükümet tarafından iş dünyasına yönelik sık sık teşvik, destek ve vergi indirimi açıklamaları yapıldığını belirterek, öncelikli beklentinin mevcut yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesi olduğunu ifade etti. Çalışkan, iş insanlarının devletten beklentisini, “Teşvik vereceğiz, destekleyeceğiz, vergi indirimi yapacağız, şunu yapacağız, bunu yapacağız diyorsunuz. Dilimizde bir söz var, gölge etme başka ihsan istemez. Siz iş insanlarına KDV’lerini zamanında ödeyin, başka bir şey istemez” sözleriyle dile getirdi.

“KDV, ESNAFIN DEVLET ADINA YAPTIĞI TAHSİLDİR”

KDV uygulamasının işletmeler açısından oluşturduğu yükü de eleştiren Çalışkan, esnaf ve iş insanlarının satış sırasında devlet adına vergi tahsil ettiğini ancak tahsil edilen bu tutarların işletmeler açısından önemli bir finansman yüküne dönüşebildiğini savundu. Çalışkan, “KDV aslında esnafın devlet adına beleş hamallığı, tahsildarlığıdır. İş insanları, esnaf bir ürünü satarken devlet adına tahsildarlık yapar. Ama öyle bir tahsildarlık ki, Rabbena hep bana tahsildarlığı” ifadelerini kullandı. Devletin alacaklarının tahsilinde gösterdiği hassasiyetin kendi borçlarının ödenmesinde de gösterilmesi gerektiğini belirten Çalışkan, kamu ile iş dünyası arasındaki mali yükümlülüklerde karşılıklı bir denge oluşturulması gerektiğini söyledi.

“KAMU ALACAĞINI SÖKE SÖKE TAHSİL EDİYOR”

Çalışkan, kamu kurumlarının vatandaş ve işletmelerden olan alacaklarını tahsil ederken gecikmelere karşı faiz ve cezai uygulamalara başvurduğunu, buna karşın devletin işletmelere yapması gereken ödemelerde aynı hassasiyetin gösterilmediğini ileri sürdü. Çalışkan, “Kamu kendi alacağına gelince şahin kesiliyor. Söke söke, canından bezdirircesine, ciğerini sökünceye kadar alacağını tahsil ediyor. Ama kendisinin ödemesi gereken rakamlara gelince bin dereden su getiriyor ne yazık ki” dedi.

“AYNI KURAL DEVLET İÇİN DE GEÇERLİ OLMALI”

Vergi ve diğer kamu alacaklarında ödeme tarihleri, gecikme süreleri ve uygulanacak faizlerin önceden belirlendiğine dikkat çeken Çalışkan, benzer bir sistemin devletin işletmelere karşı yükümlülüklerinde de uygulanması gerektiğini söyledi. Çalışkan, “Eğer siz tahsilatla ilgili tarihlendirme yapmış, takvim koymuşsanız, ‘Şu ödeme bugün yapılır, şu kadar gecikebilir, her gün şu kadar faiz alırız, ceza keseriz’ diyorsanız aynı şeyi kendi üzerinize düşen yükümlülükler için de yapmak zorundasınız” diye konuştu.

“YAPAY ZEKAYI MALİYE BAKANLIĞI KULLANIYOR”

Konuşmasında teknolojik dönüşüme de değinen Çalışkan, yapay zekânın sanayi ülkelerinde üretim kapasitesinin ve yaşam kalitesinin artırılması amacıyla kullanıldığını, Türkiye’de ise ağırlıklı olarak denetim ve vergi takibi amacıyla kullanılmasını eleştirdi. Çalışkan, “Yapay zeka çıktı, sanayi ülkeleri hayatın konforunun artışında, sanayinin gelişmesinde kullanıyor. Türkiye’de yapay zekayı kim kullanıyor? Maliye Bakanlığı. O da acaba başka bir yerde bir kaçak var mı, onu nasıl önleriz diye” ifadelerini kullandı. Devletin işletmelerden beklentileri ile kendi sorumluluklarının birbirine paralel yürütülmesi gerektiğini savunan Çalışkan, özellikle ödeme takvimi ve kamuya ait yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesinin iş dünyasının üzerindeki finansman baskısını azaltacağını belirtti.