Deprem felaketinin ardından derin bir yıkım yaşayan Antakya’nın yeniden ayağa kalkma sürecine dair önemli açıklamalarda bulunan Adnan Akkaya, hem şehrin ruhunu hem de halkın beklentilerini dile getirdi. Akkaya, “Antakya sadece beton ve binadan ibaret değildir; binlerce yıllık tarihinin şekillendirdiği bir ruha sahiptir” ifadeleriyle Antakya’nın çok kültürlü yapısının önemine dikkat çekti.
Adnan Akkaya’nın açıklaması:
Antakya….
Deprem sonrası Antakya’nın yıkımına şahitlik ettik. Binlerce yıllık tarihi olan Antakya’nın saniyeler içerisinde yok oluşunu, deprem sonrası o enkazlarda çocukluğumuzun ve gençliğimizin gömülüşünü izledik. Yıkılan harap olan sadece binalar değildi. Bu memleketin sokaklarına bağladığımız umutlarımız , yarınlarımız, samimi temennilerimiz de yerle bir oldu.
Çünkü Antakya beton ya da binadan ibaret değildir. Bir ruhu vardır. Bu şehrin Alevi’si , Sünni’si , Hristiyan’ı ve Yahudi’si ile oluşturduğu kendine özgü bir ruhu vardı Antakya’nın.
Depremden sonraki süreçlerde ‘’Anka Kuşu’’ benzetmesi ile yeniden ayağa kaldırılmaya çalışılan Antakya’nın bu gelişimine de şahitlik etme durumunda kaldık.
Tozlu yolların durumunu , inşaat süreçlerindeki gürültüleri , yağan yağmurlarda çamur çilesine rağmen bırakıp gitmedi kimse. Hatta çok enteresan bir şekilde başka şehirlerde düzen kuranlar bile oralara alışamayıp geri geldi bu yaralı şehrin sokaklarına.
Bu şehrin evladı iseniz kutuplarda bile olsanız Antakya Ruhu sizi bu şehre geri çağırır. Bazen gastronomik bir tat , bazen arapça bir şarkı , bazen baba evinde gördüğünüz bir perdenin motifi sizi sürükleyerek yeniden Antakya’ya getirir. Ve ne olursa olsun buna karşı koyamazsınız.
Ve çok enteresandır Antakya hizmete de asla doymaz. Çünkü eksiği , noksanı da çoktur. Hassa ilçesinde yahut Elbistan ilçesinde yapmış olduğunuz beş bin konut kesinlikle bir başarı iken Antakya’ya yapılan on beş bin konut maalesef başarısızlık olarak algılanır. Bahsettiğim deprem bölgelerinde depremin hasarı telafi edilebilecek durumda iken maalesef Antakya ilçesinde Depremden hasarsız çıkabilen bir mahalle ya da sokak bulamazsınız.
Yine çok enteresandır Antakya’nın zamanı da yoktur. Hep acelecidir. Zamana yayabileceğiniz hizmet çok azdır Antakya için. Her zaman her şeyin bir an evvel olmasını ister bu memleket.
Antakya ağzı ile söylemek gerekirse ‘’İşin Sünmesini’’ istemez.
Her ne kadar gece gündüz çalışan inşaat işçilerini görsekte böyle bir yıkımdan sonra ne olursa olsun sitem etme hakkımızın olduğuna inanırız.
O nedenle kıymetli Siyaset ve Bürokrasi erkanından temennilerimiz de her daim cebimizdedir.
*Okul , Hastane ve Diğer Devlet kurumlarının ivedilikle bitirilerek olası mağduriyetlerin asgari seviyeye indirilmesi
*Kaba İnşaatları biten binaların ince işçiliğinde işi ağırdan alan firmaların ciddi şekilde takibi ve işin hızlandırılmasının sağlanması,
*Spor ve Sosyal Tesislerin yapımının hızlanması ve Şehrin imarının bitiminin beklenmemesi
*Hatay Valiliği tarafından koordine edilen ve ciddi bir başarı elde edilen çarşı sayılarının mümkünse arttırılması
Sağlıcakla….” dedi.















Leave a Reply